Trabzon’da yayımlanan İstikbal gazetesinin 10 Ekim 1921 tarihli 425. sayısında, “Trabzon Vilayetinden” ibaresini taşıyan “Pontusçuların Âkıbeti” başlıklı uzun bir bildiri yayımlandı. Metin, Amasya İstiklâl Mahkemesi’nde yargılanan kişiler hakkındaki hükümleri ve toplu suçlama çerçevesini Trabzon kamuoyuna aktarıyordu.
Belgenin künyesi
İstikbal, nr. 425, 10 Teşrinievvel 1337 [10 Ekim 1921], s. 2, “Pontusçuların Âkıbeti”. Trabzon Vilayeti kaynaklı bildiri. Dijital nüsha: Wikilala / KTÜ koleksiyonu.
Trabzon’da aynı şehirde çıkan iki gazete
İstikbal İstanbul’da değil, Trabzon’da yayımlanan bir gazeteydi. 1918’de Faik Ahmet Barutçu’nun öncülüğünde yayın hayatına başladı ve Millî Mücadele’yi destekleyen bir yayın çizgisi izledi. Akademik çalışmalar, gazetenin Rum/Pontos basınının propagandasına karşı basın alanında mücadele etmeyi kuruluş amaçlarından biri olarak gördüğünü de kaydeder.
Nikos Kapetanidis’in sahibi ve yöneticisi olduğu Epochi (Εποχή) de aynı şehirde yayımlanıyordu. Dolayısıyla burada yalnızca iki ayrı gazeteden değil, savaş sonrası Trabzon’un ve Pontos’un siyasî geleceği hakkında farklı görüşleri temsil eden iki yayın çevresinden söz ediyoruz.
Epochi ile İstikbal arasındaki açık polemik
Bu karşılaşma yalnızca sonraki anlatılardan bilinmiyor; Epochi’nin kendi sayfalarında doğrudan izlenebiliyor. 22 Ocak 1919 tarihli sayıda “Pontos Cumhuriyeti / Türkler Ne Yazıyor” başlığı altında Trabzon’daki Türk gazetelerinin konuya ilişkin yayınları ele alınırken “İstikbal de tartışmaya başladı” deniyordu.
16 Mart 1919’da polemik çok daha sert bir biçim aldı. Epochi bu kez doğrudan “İstikbal Gazetesi’nin Saçmalıkları” başlığını kullandı ve İstikbal’in Doktor Adam Efraimidis hakkında yayımladığı yazıya cevap verdi. 19 Mart 1919 tarihli sayıda ise “Ne Yaptığını Sanmakta?” başlıklı bölümde İstikbal’in Hrisanthos hakkındaki yazısı yeniden hedef alındı.
Bu örnekler Kapetanidis’in gazetesinin İstikbal ile açık ve tekrarlanan bir basın polemiği yürüttüğünü gösteriyor. Buna karşılık, İstikbal’in Kapetanidis’i şahsen hedef gösterdiği belirli yazıların tam metinlerini bu çalışma içinde henüz göstermiyoruz. Bu nedenle kişisel “hedef gösterme” iddiasını ayrı bir araştırma sorusu olarak tutuyor; burada doğrudan doğrulanabilen polemik ve yayın çizgisiyle sınırlı kalıyoruz.
28 Eylül 1921 kararı ve “21 Eylül” meselesi
Amasya İstiklâl Mahkemesi’nin TBMM tarafından yayımlanan karar kaydında Nikos, “Epohi gazetesi sahibi Kapudanidioğulları’ndan Lambo oğlu Nikos” olarak geçer ve “vicahen”, yani mahkeme huzurunda/yüzüne karşı yargılanan tutuklu sanıklar arasında sayılır. Kararın tarihi 28 Eylül 1337 / 28 Eylül 1921’dir.
“vicahen ve gıyaben ve müttefikan karar verilip tefhim kılındı. 28 Eylül 337.”
Bu tarih, Yunanistan’da ve sonraki bazı Yunan kaynaklarında kullanılan “21 Eylül 1921” tarihini yeniden değerlendirmeyi zorunlu kılıyor. 1921’de Yunanistan sivil hayatta Jülyen takvimini kullanıyordu; Gregoryen takvime 1923’te geçti ve iki takvim arasında 13 günlük fark vardı. Eğer Yunan geleneğinde korunan 21 Eylül tarihi Jülyen takvimine aitse, Gregoryen karşılığı 4 Ekim 1921 olur ve 28 Eylül tarihli kararın sonrasına düşer.
Tarih konusunda temkinli formül: Kapetanidis hakkında ölüm cezası kararı 28 Eylül 1921 tarihlidir. İnfazın kesin günü ise doğrudan bir infaz belgesiyle henüz sabitlenmiş değildir. Yunan kaynaklarındaki 21 Eylül tarihi Jülyen takvimine ait olabilir; bu durumda Gregoryen karşılığı 4 Ekim 1921’dir. Bu dönüşüm, doğrudan infaz belgesi bulununcaya kadar bir kaynak-kritik ihtimal olarak tutulmalıdır.
İstikbal, 10 Ekim 1921: belge görüntüleri
“Pontusçuların Âkıbeti” — tam metnin günümüz Türkçesi
Aşağıdaki aktarım, İstikbal’deki Trabzon Vilayeti bildirisinin tamamını günümüz Türkçesinde verir. Metindeki örgütlenme, silahlanma, “gizli mahkeme” ve bağımsız Pontus Cumhuriyeti iddiaları dönemin resmî makamlarının isnatlarıdır; burada bağımsız tarihsel hükümler olarak benimsenmemektedir.
Mütarekeden sonra Rum nüfusunu artırmak amacıyla Rusya’dan ve başka yerlerden çok sayıda Rum muhacir getirildiği; büyük miktarda para ayrılarak silah ve cephane sağlandığı; çeteler kurulduğu ve donatıldığı bildirilmektedir.
Metne göre, her bölgede nüfus miktarına göre çeşitli kişilerden, İsa Mesih, millet ve vatan adına bölükler ve taburlar oluşturulmuş; bunların bir başkan ile iki üyeden oluşan heyetler tarafından yönetilmesi öngörülmüştür. Rumların millî amaçlarına karşı çıkanlar hakkında hüküm vermek üzere bir başkan ve dört üyeden oluşan gizli mahkemeler kurulduğu da ileri sürülmektedir.
Yirmi yaşından büyük kişilerin istisnasız silah temin etmekle yükümlü tutulduğu; varlıklı olanların silah ve gerekli malzemeyi kendi imkânlarıyla sağlamasının, yoksulların ihtiyaçlarının ise metropolitliklerce karşılanmasının planlandığı belirtilmektedir.
Bildiride, Rumların millî emellerini canlandırmak ve gerekli savunma araçlarını hazırlamak; hükümetin güçlü bulunduğu zaman ve yerlerde sakin davranmak ve uygun bir fırsat ortaya çıktığında daha önceden hazırlanmış teşkilatlarla harekete geçmek suretiyle Osmanlı Devleti’nden Zonguldak’tan Batum’a kadar uzanan sahil şeridi ile Trabzon, Ordu, Giresun, Canik, Sinop, Zonguldak, Tokat, Amasya, Çorum, Yozgat ve Sivas’ı içine alan bölgede siyasî ve malî bakımdan “Pontus” adı altında bir cumhuriyet kurmanın amaçlandığı ileri sürülmektedir.
Bu amaçla Paris’te Serpante Sokağı 28 numarada Pontus Cemiyeti’nin kurulduğu; merkez heyetinin önce İstanbul Galata’daki Büyük Han’da, daha sonra Trabzon’da faaliyet gösterdiği ve çeşitli yerlerde şubeler oluşturulduğu belirtilmektedir.
Trabzon Pontus Merkez Heyeti ile Giresun ve Ordu şubelerinin merkez, yönetim ve icra heyetlerinde görev alan kişilerin faaliyetlerinin; soruşturma evrakından, evlerde, mağazalarda ve metropolitliklerde bulunduğu belirtilen belgelerden, İstanbul’daki merkezle yapılan yazışmalardan, önceki ifadelerden, mülkî ve askerî makamların soruşturmalarından, Giresun Rum Cemaati Ruhani Reis Vekili Papaz Yakobi ile Meclis-i Cismani Reis Vekili Panosi oğlu Hacı Todor ve refikasının tanıklıklarından ve Samsun Pontus Heyet-i Merkeziyesi ile yapılan yazışmalardan anlaşıldığı ifade edilmektedir.
Tutuklu sanıklar arasında eski Trabzon mebusu ve Trabzon Pontus Heyet-i Merkeziyesi temsilcisi ve siyasî vekili Kokırioğullarından Yani oğlu Matyos; içki fabrikatörü Akriditioğullarından Yorgi oğlu Aleksi; “Epohi gazetesi sahibi Kapudanidioğullarından Lambo oğlu Nikos”; Giresun tüccarlarından Kakulidioğullarından Todor oğlu Yorgi; metropolit kâtibi Sürmelioğullarından Kaptan Yani oğlu İspir; tüccar Sürmelioğullarından Kaptan Yani oğlu Yordan; tüccar Atmacidioğullarından Kosti oğlu Yanko; tüccar Kılınçoğullarından Pavril oğlu Yorgi; Ordulu Avram Tokadlidis ve Hacı Korkor oğlu Paminonda sayılmaktadır. Metin bu grubu “vicahen”, yani mahkeme huzurunda/yüzlerine karşı yargılanan sanıklar olarak kaydeder.
Ardından Trabzon Metropoliti Hrisantos; Giresun Metropoliti Lavrandiyos; Giresunlu Kaptan Yorgi oğlu Kostantin; Teofidos Aristedos; tüccar Mavridioğullarından Mihail; Mavridioğullarından Polyodyos; Hacı Lefteryadi Haralambo; Delikari Aristidi; Atmacidi Kosti; Destebaşı oğlu Lazari; Yasotiti Nikola; Yasotiti Leonida; Atmacidi Sava; Mihail oğlu Yorgi; Galoroplos Yorgi; Papas Ayvalıklı Yuvakim; Testeryadis Yanko; Emruz oğlu Todor; Ordu Metropoliti İlyadis Polikaryus; Doktor Tirebolulu Haralambo; Ordu Bank-ı Osmani eski direktörü Şekeryadis; Dimistoklis Yasfiyadis; Makridis Pavli; Metropolit vekili Papaz Papatodor’un oğlu Kosti ve Doktor Mihalaki Galitos’un gıyaben idamlarına karar verildiği, gıyaben idama mahkûm edilenlerin taşınır ve taşınmaz mallarının da müsadere edileceği bildirilmektedir.
“Epochi gazetesi sahibi … Nikos”
Belgenin Nikos Kapetanidis’i tanımlama biçimi özellikle dikkat çekicidir. Aynı tanımlama Amasya İstiklâl Mahkemesi kararında da görülür. Kapetanidis böylece yalnızca bir sanık adı olarak değil, doğrudan gazetecilik ve yayıncılık kimliğiyle kayda geçirilmiştir.
Bu ifade, Epochi ile İstikbal arasında 1919’dan itibaren izlenebilen polemikle birlikte okunduğunda ayrıca önem kazanır. İki gazete aynı şehirde, aynı kamuoyu alanında ve Pontos’un geleceğine ilişkin karşıt siyasal anlatılar içinde faaliyet gösteriyordu.
Belgenin tarihsel önemi
İstikbal’in 10 Ekim 1921 tarihli bu sayısı üç bakımdan önemlidir. Birincisi, Amasya’daki kararların Trabzon kamuoyuna hangi resmî dille aktarıldığını doğrudan gösterir. İkincisi, Nikos Kapetanidis’i “Epochi gazetesi sahibi” olarak tanımlar. Üçüncüsü, karar tarihini ve gazete yayım tarihini birbirinden ayırmamıza imkân verir: mahkeme kararı 28 Eylül 1921, İstikbal’deki bildiri ise 10 Ekim 1921 tarihlidir.
Bu kronoloji aynı zamanda Yunanistan’da yerleşmiş 21 Eylül anma tarihinin nasıl okunması gerektiği sorusunu da yeniden gündeme getiriyor. Şimdilik kesin olarak söyleyebildiğimiz şey, kararın 28 Eylül tarihli olduğudur; infaz gününün ise ayrıca belgelendirilmesi gerekir.
Kaynaklar ve belge künyeleri
- Engin Çağdaş Bulut – Hikmet Öksüz, “TBMM’nin Açılışının Trabzon’da Çıkan İstikbal Gazetesine Yansımaları”, Türkiyat Mecmuası 30/2 (2020); ayrıca İstikbal’in kuruluşu ve yayın çizgisi için Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Dergisi’ndeki çalışmalar.
- Epochi, sayı 25, 22 Ocak 1919, “Pontos Cumhuriyeti / Türkler Ne Yazıyor”.
- Epochi, sayı 46, 16 Mart 1919, “İstikbal Gazetesi’nin Saçmalıkları”.
- Epochi, sayı 47, 19 Mart 1919, “Ne Yaptığını Sanmakta?”.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, Amasya İstiklal Mahkemesi, Cilt 1, Ankara: TBMM Basımevi, 2023, basılı s. 667–671; özellikle s. 669–671. Karar tarihi: 28 Eylül 1337 / 28 Eylül 1921.
- Elisabeth Kontogiorgi, Population Exchange in Greek Macedonia: The Rural Settlement of Refugees 1922–1930, Oxford University Press, 2006, “Note on the Calendar”: Yunanistan’ın Gregoryen takvime 1923’te geçtiği ve önceki Jülyen takvimle 13 günlük fark bulunduğu açıklanır.
- İstikbal, nr. 425, 10 Teşrinievvel 1337 [10 Ekim 1921], s. 2, “Pontusçuların Âkıbeti”. Trabzon Vilayeti kaynaklı bildiri. Dijital nüsha: Wikilala / KTÜ koleksiyonu.

