Tamer Çilingir

Avustralya’da yaşayan Yunan tarihçi Dr. Themistocles Kritikakos, Pontos, Küçük Asya ve Doğu Trakya Rumlarına yönelik kitlesel şiddet ve soykırım tartışmalarını hem akademik çalışmalarıyla hem de genç kuşaklarla buluşturmaya devam ediyor.
Kritikakos, 21 yıl önce öğrenci olduğu Melbourne’daki St John’s College’a bu kez bir tarihçi ve yazar olarak döndü. Okulun üst sınıf öğrencilerine geç Osmanlı dönemindeki Rumların tarihi, Doğu Trakya, Küçük Asya ve Pontos’taki tehcir ve şiddet politikaları ile Ermeni ve Süryani toplumlarının benzer deneyimleri üzerine bir sunum yaptı.
PontosNews’in 2 Eylül 2026 tarihli haberine göre Kritikakos’un konuya ilgisi henüz lise öğrencisiyken başladı. 2005 yılında Yunanların Soykırımı üzerine hazırladığı öğrenci çalışması, Avustralya’daki Pontos örgütleri tarafından ödüllendirildi. Aradan geçen 21 yılın ardından aynı konu, bu kez doktora araştırmasının ve uluslararası bir akademik yayının temelini oluşturdu.

Lise ödevinden 318 sayfalık akademik çalışmaya

Kritikakos’un araştırması 2026 yılında Palgrave Macmillan tarafından yayımlanan Armenian, Greek, and Assyrian Genocide Recognition in Twenty-First-Century Australia: Memory, Identity, and Cooperation başlıklı kitaba dönüştü.
318 sayfalık çalışma, Ermeni, Rum ve Süryani toplumlarının geç Osmanlı döneminde yaşadıkları kitlesel şiddetin ardından Avustralya’da yürüttükleri soykırımın tanınması mücadelelerini karşılaştırmalı biçimde ele alıyor.
Kitabın önemli yanlarından biri, yalnız 1914–1923 dönemindeki olayları yeniden anlatmakla yetinmemesi. Kritikakos, şiddetin ve zorunlu yerinden edilmenin sonraki kuşaklarda nasıl hatırlandığını; aile içindeki sessizliği, kuşaklararası travmayı, anma pratiklerini ve üç toplum arasındaki işbirliğini inceliyor.
Palgrave Macmillan’ın kitap tanıtımına göre çalışma, Avustralya’da Ermeni, Rum ve Süryani soykırımlarının tanınması kampanyalarını karşılaştırmalı olarak inceleyen ilk kapsamlı araştırma niteliğini taşıyor.

Pontos, Küçük Asya ve Doğu Trakya birlikte ele alınıyor

Kritikakos’un yaklaşımındaki önemli noktalardan biri de Rumların yaşadığı kitlesel şiddeti yalnız Pontos’la sınırlamaması.
Çalışmada Pontos, Küçük Asya ve Doğu Trakya Rumları, Ermeniler ve Süryanilerle birlikte, geç Osmanlı dönemindeki daha geniş bir şiddet ve yerinden etme sürecinin parçaları olarak değerlendiriliyor.
Bu yaklaşım, son yıllarda soykırım araştırmaları içerisinde giderek daha fazla önem kazanan karşılaştırmalı tarih perspektifiyle de örtüşüyor.
Kritikakos daha önce PontosNews’e verdiği bir söyleşide Ermeni, Rum ve Süryani toplumlarının tarihlerini birbirinden tamamen kopuk üç ayrı olay olarak değerlendirmenin doğru olmadığını; coğrafya, dönem ve uygulanan şiddetin biçimleri açısından önemli ortaklıklar bulunduğunu belirtmişti.

Avustralya’nın Çanakkale anlatısıyla soykırım hafızası arasındaki gerilim

Kritikakos’un kitabındaki en dikkat çekici tartışmalardan biri Avustralya’nın Türkiye ile kurduğu tarihsel hafıza ilişkisine ilişkin.
Birinci Dünya Savaşı sırasında Avustralyalı askerler, gazeteciler ve yardım kuruluşları Anadolu’daki Hristiyan nüfusun yaşadığı şiddete tanıklık etmiş, savaş sonrasında ise Ermeni, Rum ve Süryani mültecilere yönelik insani yardım faaliyetlerine katılmıştı.
Ancak daha sonraki yıllarda Avustralya’nın ulusal hafızasında Gelibolu/Çanakkale anlatısı, Türkiye ile dostluk ve uzlaşmanın temel sembollerinden biri haline geldi.
Kritikakos’a göre burada önemli bir çelişki ortaya çıkıyor: Bir tarafta Avustralya’nın tarihsel tanıklığı ve insani yardım mirası, diğer tarafta ise Türkiye ile kurulan diplomatik dostluk anlatısı bulunuyor.
Bu durum, Ermeni, Rum ve Süryani soykırımlarının Avustralya federal düzeyinde tanınmasına ilişkin tartışmaları da doğrudan etkiliyor.
Avustralya federal hükümeti bugün hâlâ Ermeni, Rum ve Süryani soykırımlarını resmen tanımış değil. Buna karşılık Yeni Güney Galler, Güney Avustralya ve Tazmanya gibi bazı eyaletlerde tanıma kararları bulunuyor.
Mayıs 2026’da Yeni Güney Galler Parlamentosu’nda federal hükümete Ermeni, Süryani ve Rum soykırımlarını resmen tanıma çağrısı yapan yeni bir girişim de gündeme geldi.

“Sessizlik” de hafızanın bir parçası

Kritikakos’un araştırmasının Pontos tarihi açısından dikkat çekici bir başka boyutu, kuşaklararası sessizliği tarihsel kaynak olarak değerlendirmesi.
Soykırım ve zorunlu göç yaşayan ailelerde her şey çocuklara açık biçimde anlatılmadı. Bazı ailelerde yaşananlar ayrıntılı hikâyelerle aktarılırken, bazılarında yalnız parçalar, isimler, kaybedilen köylerin adları veya açıklanmayan korkular kaldı.
Kritikakos bu nedenle yalnız anlatılan hikâyeleri değil, anlatılmayanları da hafıza çalışmalarının konusu haline getiriyor.
Kendi aile geçmişinin de araştırmasına etkisi bulunuyor. Anne tarafından dedeleri Küçük Asya’daki Levissi ve Kalamaki’den gelerek Kastellorizo’ya yerleşmiş mülteci ailelerine dayanıyor. Kritikakos, tarih ve yerinden edilme hikâyelerini çocukluğundan itibaren aile çevresinde dinlediğini belirtiyor.

21 yıl sonra aynı sınıflara dönmek

Kritikakos’un St John’s College’a dönüşünü önemli kılan da tam olarak bu.
2005 yılında lise öğrencisi olarak Yunanların Soykırımı üzerine yaptığı araştırmayla başlayan süreç, 21 yıl sonra akademik bir kitaba dönüştü.
Ve Kritikakos şimdi aynı okuldaki gençlere Pontos, Küçük Asya, Doğu Trakya, Ermeniler ve Süryaniler hakkında konuşuyor.
Öğrencilerin sunum sırasında özellikle aile hafızası, travmanın kuşaktan kuşağa aktarılması ve soykırımın tanınması üzerine sorular yönelttiği bildiriliyor.
Bu, Pontos Soykırımı tartışmasının yalnız anma günlerinde veya Pontos derneklerinin etkinliklerinde yaşamadığını göstermesi bakımından önemli. Konu giderek üniversitelere, akademik yayınlara ve yeni kuşakların eğitim ortamlarına taşınıyor.

Brisbane’de yeni kitap sunumu

Kritikakos’un çalışmasının Avustralya’daki tanıtımı da devam ediyor.
Kitabın Melbourne ve Sydney’deki sunumlarının ardından, 17 Eylül 2026’da Brisbane’de yeni bir etkinlik gerçekleştirilecek. Etkinlik Saint George Greek Orthodox Community ile Asia Minor Greek Historical Society tarafından düzenleniyor.
Brisbane sunumunda Doğu Trakya, Küçük Asya ve Pontos Rumlarının deneyimleri, Ermeni ve Süryani toplumlarıyla birlikte ele alınacak. Ayrıca Avustralya’daki soykırım tanıma mücadelesi ve Avustralyalıların 1915 sonrasında yürüttüğü insani yardım faaliyetleri tartışılacak.

Pontos tarihi açısından neden önemli?

Themistocles Kritikakos’un çalışmasının Pontos araştırmaları açısından değeri yalnız “soykırımın tanınmasını savunan yeni bir kitap” olmasından kaynaklanmıyor.
Asıl önem taşıyan nokta, hafıza ile tarih arasındaki ilişkiyi incelemesi.
Pontoslu mülteci ailelerin çocukları ve torunları geçmişi nasıl öğrendi? Neler anlatıldı? Neler susturuldu? Bir kuşağın travması sonraki kuşağın kimliğine nasıl dönüştü?
Pontos Soykırımı neden uzun yıllar Yunanistan’ın resmi siyasetinde sınırlı bir yer tutarken 1980’ler ve 1990’lardan itibaren yeniden güçlü biçimde gündeme geldi?
Ve Ermeni, Rum ve Süryani topluluklarının başlangıçta ayrı ayrı yürüttükleri hafıza mücadeleleri nasıl ortak bir tanınma hareketine dönüştü?
Kritikakos’un çalışması bu soruları doğrudan gündeme getiriyor.
Bu nedenle kitap yalnız Avustralya’daki diaspora tarihi açısından değil, Pontos Soykırımı’nın yüz yıl sonra nasıl hatırlandığını anlamak açısından da önemli yeni kaynaklardan biri olarak değerlendirilmelidir.
Bir lise öğrencisinin 2005 yılında yazdığı küçük bir araştırmanın 21 yıl sonra uluslararası bir yayınevinden çıkan akademik kitaba dönüşmesi ise başka bir şeyi daha gösteriyor:
Tarih yalnız arşivlerde yaşamıyor. Bazen bir aile hikâyesinde, bazen yıllarca süren bir sessizlikte, bazen de genç bir öğrencinin sorduğu ilk soruda başlıyor.

Kaynaklar

  • PontosNews, “Θεμιστοκλής Κρητικάκος: Από μαθητικό δοκίμιο σε βιβλίο για τις Γενοκτονίες”, 2 Eylül 2026.
  • Themistocles Kritikakos, Armenian, Greek, and Assyrian Genocide Recognition in Twenty-First-Century Australia: Memory, Identity, and Cooperation, Palgrave Macmillan, 2026.
  • Springer Nature / Palgrave Macmillan, kitabın resmi tanıtım ve bibliyografik kaydı.
  • SBS Greek, “The inherited trauma and the fight for genocide recognition in Australia: Dr Themistocles Kritikakos”, 2 Temmuz 2026.
  • The Greek Herald, “Dr Themistocles Kritikakos brings genocide recognition study to Brisbane”, 2 Eylül 2026.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir