İki Bin Yıl Sonra Samsun’un — Amisos’un — İnsanları Konuşuyor
Dokuz aylık bir çocuk, bir gladyatör, kadınlar, hekimler, şairler ve dünyanın dört bir yanına dağılmış Amisoslular
Bugünkü Samsun’un antik çağdaki adı Amisos’tu. Bu yazıda “Amisoslu” dediğimiz kişiler, antik kentin yurttaşları, orada yaşayanlar ya da başka kentlerde kendilerini Amisos kökenli olarak kaydettiren insanlar. Taşlarda gördüğümüz Ἀμισηνός ve Ἀμισηνή sözcüklerini bugünkü Türkçe okur için en yalın biçimiyle “Amisoslu, yani Samsunlu” diye okuyabiliriz.
Antik adları bugünkü haritada nereye koyacağız?
Amisos → Samsun
Tion / Tios → Filyos, Çaycuma / Zonguldak
Miletos → Balat–Didim çevresi / Aydın
Amastris → Amasra / Bartın
Smyrna → İzmir
Kos → Kos (İstanköy) Adası / Yunanistan
Delos → Mikonos yakınındaki Delos Adası / Yunanistan
Rodos → Rodos Adası / Yunanistan
Serifos → Batı Kikladlar’daki Serifos Adası / Yunanistan
Rheneia → Delos’un hemen batısındaki Rineia Adası
Oropos → Atina’nın kuzeyindeki Oropos / Attika
Knossos → Kandiye (Heraklion) yakınları / Girit
Olbia → Parutyne yakınları, Mykolaiv bölgesi / Ukrayna
Pantikapaion → bugünkü Kerç / Kırım
Tarih bize Amisos’u anlattı. Peki Amisosluları?
Amisos’un tarihini okumaya başladığınızda karşınıza önce insanlar çıkmaz. Krallar çıkar. Ordular çıkar. Savaşlar, kuşatmalar, yangınlar, zaferler ve yenilgiler çıkar. Mithridatesler, Roma, Lucullus, Pompeius ve Pontos Krallığı ile Roma arasındaki uzun savaşlar anlatılır.
Plutarkhos’un Lucullus biyografisinde anlattığı kuşatma bunun en dramatik örneklerinden biri. Mithridates’in komutanı Kallimachos, savunma ve kuşatma makinelerindeki ustalığıyla Romalıları uzun süre uğraştırır. Kentin düşüşü yaklaşınca Amisos’u ateşe vererek ayrılır. Roma birlikleri içeri girer; yangın, yağma ve yıkım birbirine karışır.1
Bir tarih kitabı için unutulmayacak bir sahne: surlar, kuşatma makineleri, Roma askerleri, Mithridates’in komutanı ve alevler içindeki Amisos — bugünkü Samsun’un antik kenti.
Ama bütün bunları okurken başka bir soru ortaya çıkıyor: Kent yanarken içeride kimler vardı? Kallimachos’un, Lucullus’un ve Mithridates’in adlarını biliyoruz. Peki çocuğunu kucağına alan kadının adı neydi? Limanda çalışan adam kimdi? Kim evini kaybetti? Kim sevdiği insanı gömdü? Kim savaştan sonra geri döndü, kim Amisos’tan ayrılıp Atina’ya, Rodos’a, Miletos’a ya da Karadeniz’in kuzeyine gitti?
Tarih uzun süre daha çok iktidarın hafızasını tuttu. Oysa aynı kentte insanlar doğuyor, evleniyor, çocuk sahibi oluyor, çalışıyor, hastalanıyor, hekimlik ve öğretmenlik yapıyor, köle ya da bağımlı statüde yaşayabiliyor, gladyatör olarak arenaya çıkıyor, başka kentlere göç ediyor ve ölüyordu.
Taşların sakladığı başka bir Samsun
Bu insanların bir bölümünü epigrafi sayesinde bulabiliyoruz. Epigrafi, taş, metal ve benzeri dayanıklı yüzeyler üzerine yazılmış eski yazıtların incelenmesine verilen ad. Bir mezarın üzerine dikilen taş levhaya stel, mezar üzerindeki kısa yazıya da epitaf deniyor.
Yazıtlarda kişinin hangi kentten geldiğini belirten sözcük için etnikon terimi kullanılıyor. Bir erkekte Ἀμισηνός (Amisenos), bir kadında Ἀμισηνή (Amisene) yazıyorsa, taş o kişinin Amisos bağlantısını bize doğrudan veriyor.
XX. yüzyıl başında araştırmacılar Samsun ve çevresindeki bu taşların bir bölümünü kopyaladı, çizdi ve fotoğrafladı. Studia Pontica III gibi yayınlar, bugün kaybolmuş ya da yeri bilinmeyen bazı anıtları bile görmemizi sağlıyor. Aramayı Samsun’un dışına taşıdığımızda aynı Amisos bağlantısının Atina’da, Rodos’ta, Delos’ta, Kos’ta, Miletos’ta, Amastris’te, Smyrna’da ve Karadeniz’in kuzeyinde yeniden belirdiğini görüyoruz.
Bir noktadan sonra önümde duran şey artık bir yazıt kataloğu değildi.
İki bin yıl önce Samsun’dan dünyaya dağılmış insanların adres defteriydi.
Dokuz Ay Yaşadı, İki Bin Yıldır Bizi Bekliyor
İlk insan hikâyelerinden biri yalnızca dokuz aylık bir çocuğa ait. Adının okunuşunda hâlâ kesinleştirilmesi gereken yerler var; buna karşılık yaşı ve anne-babasının yazıtta yer aldığı bilgisi korunmuş. Stel üzerinde çocuk oturur durumda tasvir edilmiş: bir elinde top, diğerinde kuş var.
Top ile kuşun onun gerçek oyuncaklarını mı, yoksa Roma dönemi mezar sanatındaki simgeleri mi temsil ettiğini artık bilemeyiz. Ama yaklaşık iki bin yıl önce Samsun’da bir ailenin dokuz aylık çocuğunu kaybettiğini ve onun hatırasını taşa bıraktığını biliyoruz.
Büyük tarih bu çocuğu kaydetmedi. Taş kaydetti.
Yirmi İki Yaşında Bir Yazı Emekçisi: Eulogos
Eulogos öldüğünde yalnızca 22 yaşındaydı. Küçük mermer epitafında mesleği de yazılmış: semeiographos. Sözcük, söylenenleri işaretler ve kısaltmalarla hızlı biçimde yazıya geçiren bir yazı uzmanını anlatıyor. Bugünkü “stenograf” sözcüğü yaklaşık bir karşılık verebilir; ama Eulogos’u elimizde kanıt olmadan “devletin resmî stenografı” diye tanımlamak doğru olmaz.
Louvre kataloğu taşı Amisos/Samsun kökenli, Roma İmparatorluk döneminden bir Eulogos epitafı olarak kaydediyor.2 Kralların kararları ve yöneticilerin kayıtları tarih içinde kalıyor; Eulogos ise bunları yazan görünmez emekçileri hatırlatıyor.
Arenadaki Samsunlu: Diodoros
MS I. yüzyılda yaşamış Diodoros, bir gladyatör olarak mezar taşında iz bırakmış. Gladyatörler Roma dünyasında arenada dövüşmek üzere eğitilen savaşçılardı. Diodoros’un stelinde iki gladyatör tasvir edilmiş ve yazıt onun rakibi Demetrios ile yaptığı karşılaşmayı anlatıyor.
Metindeki bazı teknik ifadelerin nasıl anlaşılması gerektiği tartışmalı. Bu yüzden arenadaki her hareketi kesin biçimde yeniden kurmak mümkün değil. Yazıtın anlatısından Diodoros’un rakibini yendiği, ardından olayların kendi ölümüyle sonuçlandığı anlaşılıyor.
Roma dünyasının gladyatör oyunlarını biliyoruz. Diodoros’un taşı, bu oyunların yalnızca gösteri olmadığını, her karşılaşmanın gerisinde gerçek bir insan hayatı bulunduğunu hatırlatıyor.
Samsun’da Hastalık da Vardı, Hekimler de
Threptos
MS II.–III. yüzyıllarda yaşamış olması muhtemel Threptos da taşların geri getirdiği insanlardan biri. Mezar şiirinin yeniden okunması, onun hastalıkları tedavi eden bir hekim olduğunu oldukça güçlü biçimde düşündürüyor. Stelin kendisi bugün kayıp; elimizde eski yayında korunmuş metni var.3
ΘΡΕΠΤΟΣ · ἰητήρ
Threptos’un mezar taşı bugün kayıp. Bu yüzden burada ona aitmiş gibi hayalî bir portre kullanılmıyor.
MÖ 102/101’de Bir Samsunlu Başhekim: Papias
Threptos’tan yaklaşık üç yüz yıl önce, MÖ 102/101’de, Delos’taki Mithridates VI anıtında başka bir Amisoslunun adı kaydedilmişti: Menophilos’un oğlu Papias.
Yazıt Papias’ı yalnızca adıyla anmıyor. Onun Amisoslu olduğunu, Kral Mithridates Eupator’un “ilk dostları” arasında yer aldığını, archiatros yani başhekim unvanını taşıdığını ve ayrıca anakriseis olarak adlandırılan inceleme ya da soruşturma işleriyle ilişkilendirildiğini söylüyor.4
Παπίαν Μηνοφίλου Ἀμισηνόν,
τῶν πρώτων φίλων βασιλέως
Μιθραδάτου Εὐπάτορος
καὶ ἀρχιατρόν, τεταγμένον δὲ
καὶ ἐπὶ τῶν ἀνακρίσεων
Bugünkü Türkçeyle: “Menophilos’un oğlu Amisoslu Papias; Kral Mithridates Eupator’un ilk dostlarından, başhekim ve ayrıca inceleme/soruşturma işleriyle görevlendirilmiş kişi.”
Buradaki “ilk dostlar” ifadesi sıradan arkadaşlığı anlatmıyor; Helenistik saray çevresinde hükümdara yakın yüksek statülü kişiler için kullanılan bir unvan. Anakriseis sözcüğünün Papias’ın hangi idarî yetkiyi taşıdığına tam olarak nasıl çevrilmesi gerektiği ise daha ihtiyatlı ele alınmalı.
Ama taşın açıkça söylediği bir şey var: Papias Amisoslu. Başka bir deyişle bugünkü Samsun’dan gelen bir hekim, MÖ 102/101 yılında Mithridates Eupator’un yakın yönetici çevresinde başhekim unvanıyla yer alıyordu.
Samsunlu Kadınların Adları Geri Dönüyor
Amisos’un taşları kadınları da adsızlıktan çıkarıyor. Roma İmparatorluk döneminde Mysta, Antipatros’un eşi olarak bir mezar yazıtında yer alıyor. Aurelia Prokla başka bir aile anıtında Pharnakes ve oğlu Isidoros’la birlikte anılıyor.
Yirmi Yaşında Öldü: Taşa Yazılan Beddua
Başka bir mezar taşı ise yalnızca 20 yaşında ölmüş genç bir kadının sesini taşıyor. Adının bir bölümü kayıp. Nasıl öldüğünü kesin olarak bilmiyoruz. Fakat yazıtın dili, ölümünün ardında bir hile ya da haksızlık bulunduğuna ilişkin güçlü bir kuşkuyu yansıtıyor.
Taşta korunmuş en çarpıcı bölüm şu:
εἰ δὲ δόλος με [κτάνεν?], θεῖον φάος ἔκδικον ἔστω.
Bugünkü Türkçeyle: “Eğer beni bir hile öldürdüyse, ilahî ışık öcümü alsın.”
Yazıtı yayımlayan araştırmacılar buradaki “ilahî ışığı” Güneş’in ışığıyla ilişkilendiriyor. Nitekim mezar taşı Helios, yani Güneş tanrısı bağlamında yorumlanmış.10
Anlamı bugünkü Türkçede biraz daha serbest duyurmak istersek cümle şöyle yankılanıyor:
“Eğer beni biri hileyle öldürdüyse, Güneş görsün; ilahî ışığı intikamımı alsın.”
Bu son cümle yazıtın kelimesi kelimesine çevirisi değil; anlamını bugünkü Türkçede duyurmaya çalışan serbest bir aktarım. Tarihsel olarak genç kadının gerçekten öldürüldüğünü kesinleştiremiyoruz. Ama onu gömenlerin ölümünü sıradan bulmadıkları anlaşılıyor.
Yirmi yaşında bir kadın ölmüş. Yakınları onun ölümünü kabullenememiş. Ve adalet bulamadıkları yerde gözlerini gökyüzüne çevirmişler:
“İlahî ışık öcümü alsın.”
Samsunlu kadınların izini başka kentlerde de görüyoruz. Satyros’un kızı Epiktesis, MÖ II.–I. yüzyıllarda Kos’ta — Türkçede İstanköy diye de bilinen adada — Amisoslu kadın olarak kaydedilmiş. Atina’da Asia, Auge, Salamin ve başka kadınların adları aynı köken bağıyla günümüze ulaşmış.
Euterpe: Atina’da Bir Taş Ustasının Hatası
Noumenios’un kızı Euterpe için Atina’daki Kerameikos’ta iki küçük sütun biçimli mezar taşı aynı kadına bağlanıyor. Modern epigrafik değerlendirmede ilk taşta adın yanlış kazılmış olabileceği, ikinci taşın ise düzeltilmiş biçim olduğu düşünülüyor.
İki bin yıl sonra yalnız Euterpe’nin adı değil, bir taş ustasının muhtemel hatası da önümüzde duruyor.
Bir Baba ve Kızı: Herakleides ile Psycharion
MS I. yüzyılda Atina’da Herakleides ile kızı Psycharion‘un izine rastlıyoruz. Onomastik korpuslar baba-kız ilişkisini karşılıklı biçimde kaydediyor ve aileyi Amisos bağlantısı içinde sınıflandırıyor.
Böylece “göç” dediğimiz soyut hareket, bir anda adı ve aile ilişkisi bulunan iki insana dönüşüyor.
“Amisos’un Kadın Yurttaşı”: Kleopatra
MS I. yüzyılda yaşamış Meniskos’un kızı Kleopatra için mezar şiirinde kullanılan ifade özellikle dikkat çekiyor:
Ἀμισοῦ πολίτιν
“Amisos’un kadın yurttaşı.”
Şiir Kleopatra’yı erdemi nedeniyle “Bithynialı Penelope”ye benzetiyor. Bunu onun ikinci bir doğum yeri olarak okumak yerine şiirsel bir övgü olarak değerlendirmek daha güvenli.
Taş bugün British Museum koleksiyonuyla ilişkilendiriliyor ve modern katalog özetinde envanter numarası GR 1856.7-10.44 olarak veriliyor. Ancak buluntu yerini kesinleştirmeden Kleopatra’yı doğrudan “Kerç’te yaşamış bir Samsunlu kadın” diye sunmak doğru olmaz. Yazıt Pantikapaion/Bosporos bağlantılı korpus içinde yer alsa da kesin buluntu yeri belirsiz.
Adı Taşa Yazılanlar ve Yazılmayanlar
Gaius Iulius Aelianus için hazırlanmış figürlü mezar stelinde bir cenaze ziyafeti sahnesi, masa, köpek, at ve iki küçük hizmetkâr ya da köle figürü görülüyor.
Aelianus’un adı taşa kazınmış. O iki insanın adı ise yok.
Başka bir Amisoslu, Italos, şiirsel epitafında hayatı boyunca “efendileri” karşısında doğrulukla yaşadığını anlatıyor. İlk editörler onun köle olabileceğini düşünmüşlerdi; fakat hukukî statüsünü kesin biçimde belirleyemiyoruz. Bu yüzden onu köle ya da başka bir bağımlı statüde bulunmuş olabilecek biri olarak değerlendirmek daha ihtiyatlı.
Bazı insanların adı, baba adı ve yurttaşlığı taşa kazındı. Bazıları ise başkasının anıtında isimsiz bir figür olarak kaldı.
Samsun’a Gelenler, Samsun’dan Gidenler
Tion’dan Samsun’a: Herakleides
Klaros’un oğlu Herakleides Amisoslu değildi. Yazıt onu Tionlu diye tanıtıyor. Tion ya da Tios, bugünkü Zonguldak’ın Çaycuma ilçesindeki Filyos antik kenti.
Herakleides 60 yaşında öldüğünde mezarı Samsun’daydı. Yani insan hareketliliği yalnız Samsun’dan dışarı doğru değildi; başka Karadeniz kentlerinden insanlar da Amisos’a geliyor, burada yaşıyor ve burada ölüyordu.
Atina, Rodos, Kos, Miletos, Amasra, İzmir…
Öte yandan Amisosluların izleri çok geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Diodoros ile kızı Dorkas MÖ III.–II. yüzyıllarda Atina/Attika’da; Zenon ve adı verilmeyen eşi MÖ 185’te Rodos’ta; Epiktesis MÖ II.–I. yüzyıllarda Kos’ta; Myron ve ailesi yaklaşık MÖ 200’de Miletos’ta; Caelius MS II. yüzyılda Amastris’te — bugünkü Amasra’da — kayıtlara girmiş.
İzmir’in antik adı Smyrna. Burada muhtemelen MS I. yüzyılda yaşamış Lucius Eioutios Helis adlı başka bir Amisoslu bulunuyor. O da yalnızca 22 yaşında ölmüş. Yazıt onu hukuk alanıyla ilişkilendiriyor ve geometri konusundaki yetkinliğini övüyor.
Samsun’da 22 yaşında ölen Eulogos ile İzmir’de 22 yaşında ölen Helis, aynı yaşta son bulan iki bambaşka hayatı yan yana getiriyor.
Fırtınadan Kurtuldular, Serifos’ta Öldürüldüler
MÖ II. yüzyılın ortalarında iki Amisoslu, Pharnakes ile Myron, Samsun’dan çok uzakta Ege Denizi’nde beliriyor.
Şiirsel mezar yazıtının anlattığına göre ikisi denizde Boreas‘ın fırtınasına yakalanmış ve gemi kazasından kurtulmuş. Boreas, eski Grek dünyasında kuzey rüzgârının kişileştirilmiş adı.
Fakat kurtuluşları uzun sürmemiş. Yazıt onların Serifos’ta — bugün Yunanistan’ın Batı Kikladlarındaki Serifos Adası’nda — öldürüldüklerini anlatıyor. Daha sonra Protos adlı biri, Delos’un hemen batısındaki Rheneia, yani bugünkü Rineia Adası’nda onlar için bir kenotaf diktirmiş.5
Kenotaf, bedenin bulunmadığı ya da başka yerde kaldığı durumlarda ölen kişinin anısına yapılan boş mezar veya anıt mezar anlamına geliyor.
Bu dramatik hikâyeyi bağımsız bir tarih anlatısından değil, mezar şiirinin kendisinden öğreniyoruz. Dolayısıyla ayrıntıları “yazıtın anlattığına göre” diye aktarmak gerekiyor.
Yine de geriye çok güçlü bir insan hikâyesi kalıyor:
Fırtınadan kurtulan iki Samsunlu, başka bir adada öldürülmüş ve onları unutmayan biri üçüncü bir adada adlarını taşa yazdırmış.
MÖ III.–II. Yüzyılda Samsun’dan Oropos’a: Noumenios
Yaklaşık MÖ 240–180 yılları arasına tarihlenen bir onur yazıtında Dionysios’un oğlu Noumenios, Amisoslu olarak kaydedilmiş. Onu Samsun’da değil, Oropos’ta buluyoruz.
Oropos bugün Yunanistan’da, Atina’nın kuzeyinde Attika bölgesinde yer alıyor. Noumenios’a ilişkin yazıt buradaki ünlü Amphiareion kutsal alanıyla bağlantılı.
Oropos meclisi ve halkı Noumenios’a proxenos statüsü vermiş ve kendisine, hatta soyundan gelenlere mülk edinme, vergi bakımından eşitlik, güvenlik ve dokunulmazlık gibi haklar tanımış.6
Proxenos, bugünkü “konsolos”la aynı şey değil. Başka bir kentin yurttaşlarına yardımcı olan ve kentler arası ilişkilerde güvenilir aracı ya da ev sahibi rolü üstlenen kişiler için kullanılan kamusal bir statü.
Noumenios’un kaydı, Amisosluların yalnızca göç etmediğini; başka kentlerin siyasal ve toplumsal ağlarına da girebildiğini gösteriyor.
Şairler, Matematikçiler ve Öğretmenler
Myrinos: MÖ 2. yüzyıl sonunda bir Amisoslu şair
Dionysios’un oğlu Myrinos, epik ve lirik şiir yazan bir Amisoslu olarak kaydedilmiş. Öğretmeni Dioskourides onu Knossos için hazırlanmış bir övgü metnini sunmak üzere göndermiş. Bu kısa kayıt, Amisos’tan Ege adalarına ve Girit’e uzanan yalnız ticari değil, kültürel bir dolaşımı da görünür kılıyor.
Strabon’un hatırladığı matematikçiler
Strabon, Amisos çevresini anlatırken Rathenos’un oğlu Demetrios ile Dionysodoros‘u matematikçi olarak anıyor. Bu iki kişinin kesin yaşam tarihlerini aynı pasajdan çıkaramıyoruz; Strabon ayrıca Dionysodoros’u Miletoslu ünlü geometr Dionysodoros’la karıştırmamamız için özellikle ayırıyor.7
Tyrannion: Strabon’un dinlediği Amisoslu bilgin
En çarpıcı isimlerden biri Tyrannion. Strabon onu grammatikos olarak anıyor ve bizzat dinlediğini söylüyor. Sözcük burada bugünkü dar anlamıyla yalnız “gramer öğretmeni”ni değil; dil, edebiyat, şiir ve metinlerle çalışan bir bilgin ve öğretmeni anlatıyor.
Daha geç tarihli Suda geleneği Tyrannion’un Amisoslu olduğunu, eğitimini ve Roma’ya esir olarak götürülüşünü anlatıyor. Bu geç ayrıntıları Strabon’un çağdaş tanıklığıyla aynı kanıt düzeyinde tutmamak gerekiyor. Plutarkhos da Amisos’un düşüşü sırasında Tyrannion’un esir alındığını aktarıyor.8
Samsun’un Kendi Tarihçisi: Hypsikrates
Son olarak Hypsikrates. Macrobii adlı eserde — modern filolojide metin genellikle Pseudo-Lukianos‘a atfediliyor — Hypsikrates “Amisoslu tarihçi/yazar” diye anılıyor ve 92 yıl yaşadığı söyleniyor.9
Eserlerinin büyük bölümü kaybolmuş. Bugün onun bilgisini başka antik yazarların aktardığı parçalar arasından arıyoruz. Bunda tuhaf ve güzel bir ironi var: iki bin yıl sonra Samsun’un tarihini yeniden kurmaya çalışırken, aynı kentin insanlarından birinin iki bin yıl önce tarih yazdığını öğreniyoruz.
Belki onun kitaplarında bugün adlarını aradığımız insanlardan bazıları vardı. Kitapları kayboldu; adı kaldı: Hypsikrates, Amisoslu tarihçi.
Kim, Ne Zaman, Nerede?
| Kişi | Tarih | Antik yer | Bugünkü karşılığı / not |
|---|---|---|---|
| Dokuz aylık çocuk | Roma İmparatorluk dönemi; dar tarih belirsiz | Amisos | Samsun |
| Eulogos | Roma İmparatorluk dönemi | Amisos | Samsun; 22 yaşında |
| Diodoros | MS 1. yy | Amisos | Samsun; gladyatör |
| Threptos | MS 2.–3. yy | Amisos | Samsun; hekim |
| Papias | MÖ 102/101 | Delos | Delos Adası; Amisoslu başhekim, kralın “ilk dostları” arasında |
| Mysta | Roma İmparatorluk dönemi | Amisos | Samsun |
| 20 yaşındaki genç kadın | Yaklaşık MS 2.–3. yy | Amisos | Samsun; ölümüne ilişkin beddua yazıtı |
| Diodoros & Dorkas | MÖ 3.–2. yy | Attika | Atina çevresi; baba–kız |
| Epiktesis | MÖ 2.–1. yy | Kos | İstanköy/Kos Adası |
| Zenon & adı bilinmeyen eşi | MÖ 185 | Rodos | Rodos Adası |
| Pharnakes & Myron | MÖ 2. yy ortası | Serifos / Rheneia | Serifos’ta ölüm; Rineia’da kenotaf |
| Noumenios | MÖ ca. 240–180 | Oropos | Atina’nın kuzeyi; proxenos |
| Myrinos | MÖ 2. yy sonu | Delos / Knossos | Delos ve Girit bağlantısı; şair |
| Lucius Eioutios Helis | Muhtemelen MS 1. yy | Smyrna | İzmir; 22 yaşında |
| Herakleides & Psycharion | MS 1. yy | Attika | Atina çevresi; baba–kız |
| Kleopatra | MS 1. yy | Pantikapaion/Bosporos bağlantılı korpus | Kesin buluntu yeri belirsiz; taş British Museum’la ilişkilendiriliyor |
| Tyrannion | MÖ 1. yy | Amisos / Roma | Samsun kökenli bilgin; daha sonra Roma |
| Hypsikrates | Muhtemelen MÖ 1. yy | Amisos | Samsunlu tarihçi; 92 yıl |
Bir Kent Yeniden İnsanlarla Doluyor
Başlangıçta Samsun’un antik tarihine baktığımızda Mithridates’i, Lucullus’u, Pompeius’u, kuşatmaları, yangınları ve orduları görmüştük. Şimdi aynı kente yeniden baktığımızda başka insanlar görüyoruz: dokuz aylık bir çocuk, 22 yaşında bir yazı emekçisi, bir gladyatör, hekimler, kadınlar, babalar ve kızları, adı bilinenlerle adı hiç yazılmayanlar, fırtınaya yakalanan yolcular, şairler, matematikçiler, öğretmenler ve bir tarihçi.
Elbette bunlar antik Samsun nüfusunun tamamı değil; bugüne ulaşabilmiş taşların ve metinlerin seçtiği küçük bir kesit. Varlıklı insanların anıt yaptırma ihtimali daha yüksekti. Erkekler kamusal yazıtlarda kadınlardan daha görünürdü. Kölelerin, hizmetkârların ve yoksulların büyük bölümü hiçbir zaman taşa yazılmadı. Atina’da çok sayıda Amisoslu kaydı bulunması da Amisosluların çoğunun Atina’ya göç ettiği anlamına gelmiyor; korunma ve araştırma koşulları gördüğümüz tabloyu etkiliyor.
Bu nedenle yaptığımız şey bir nüfus sayımı değil. Bir insan arama çalışması.
Bazen geriye yalnız üç şey kalıyor: bir isim, bir baba adı ve bir kelime — Ἀμισηνός, Amisenos, Amisoslu; yani Samsunlu. Ama bazen üç kelime bile yeter. Çünkü iki bin yıl sonra Samsun’un insanları, birer birer yeniden konuşmaya başlıyor.
Kaynak ve kontrol notları
- Plutarkhos, Lucullus 19: Amisos kuşatması, Kallimachos ve yangın. Metin.
- Musée du Louvre, Eulogos epitafı, MND 1459 / Ma 4228: Amisos (Samsun), Roma İmparatorluk dönemi, semiographe. Katalog.
- Threptos için modern tıp tarihi kataloğu: MS II.–III. yy; Amisos’ta hekim; ayrıca Studia Pontica III no. 7b ve G. E. Bean’ın yeniden okuması. Katalog PDF.
- Papias, Menophilos oğlu: Delos, Mithridates VI anıtı, ID 1573, MÖ 102/101; Amisoslu archiatros. PHI Greek Inscriptions. Ayrıca: ID 1573 tam metin.
- Pharnakes ve Myron: EAD XXX 475 = GVI 633; MÖ II. yy ortası; Serifos ve Rheneia. Yazıt metni.
- Noumenios: I.Oropos 61 = IG VII 270; MÖ ca. 240–180; Amisoslu proxenos. Yazıt metni.
- Strabon, Geographika 12.3.16: Demetrios, Dionysodoros ve Tyrannion. Grekçe metin.
- Tyrannion için Strabon’un çağdaş tanıklığı; daha geç biyografik ayrıntılar için Suda, tau 1184; esaret bağlamı için Plutarkhos, Lucullus 19.
- Pseudo-Lukianos, Macrobii 22: Hypsikrates, “Amisoslu tarihçi/yazar”, 92 yıl. Çeviri ve metin bağlantısı.
- Yirmi yaşındaki genç kadının beddua epitafı: Studia Pontica III, no. 9, s. 17. PHI metni: St.Pont. III 9. Yazıtın “ilahî ışık” ve Helios bağlamı için eski yayın açıklaması da aynı sayfada yer alır.
- Amisos/Samsun içi taşlar ve görsellerin ana eski yayını: J. G. C. Anderson, F. Cumont, H. Grégoire, Studia Pontica III: Recueil des inscriptions grecques et latines du Pont et de l’Arménie (1910).

