Tamer Çilingir

Yunanistan’ın tanınmış şarkıcılarından Antonis Remos, Selanik’te 12 Eylül’de gerçekleştireceği 30. sanat yılı konserinin hazırlıkları nedeniyle başlayan tartışmanın ardından, Pontos çevrelerinden on yıl öncesine uzanan sert bir eleştiriyle karşı karşıya kaldı.

Selanik’in Nea Paralia sahilinde kurulmakta olan dev sahnenin Büyük İskender heykelini çevrelemesi ve görünürlüğünü etkilemesi tepki yarattı. Selanik Belediyesi, ilk düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesini isterken organizasyon şirketi anıtın korunacağını ve özel ışıklandırmayla öne çıkarılacağını açıkladı. Yunanistan Kültür Bakanlığı ise konser alanının kendi yetki alanında bulunmadığını; alanın arkeolojik veya tarihî sit dışında kaldığını bildirdi. [1][2][3]

Tartışmaya Avrupa Vatandaşları Euksinos Kulübü (E.L.E.P.) adına Giota Amanatidou da katıldı. Remos’un gerçek soyadı olan Paschalidis ile kendisine hitap edilen 8 Eylül 2026 tarihli mektubun başlığı dikkat çekiciydi:

“Aynı hatayı iki kez yapmak bilge kişinin işi değildir.”

Mektup yalnızca bugünkü Büyük İskender heykeli tartışmasını ele almıyor. Remos’un bundan tam on yıl önce Türkiye’de verdiği bir röportajı da yeniden hatırlatıyor.

2016’da ne söylemişti?

Söz konusu röportaj gerçekten mevcut.

Savaş Özbey’in Antonis Remos’la yaptığı söyleşi, 18 Eylül 2016’da “Antonis Remos: Atatürk ile aynı köydeniz” başlığıyla yayımlandı. Röportajın korunmuş metninde sanatçının gerçek adı da Antonios Paçalidis/Paschalidis olarak belirtiliyor. [4]

Remos, Mustafa Kemal’le aynı bölgeden gelmesinin hatırlatılması üzerine şu ifadeyi kullanıyor:

“Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük liderlerinden birinin hemşerisi olmak insana gurur veriyor.” [4]

Röportajda ailesinin Küçük Asya kökenlerinden de söz ediyor ve Türkiye’ye geldiğinde kendisini yabancı hissetmediğini anlatıyor. Dolayısıyla 2016’da Pontos çevrelerinde tepkiye yol açan söz, sonradan Remos’a atfedilmiş bir ifade değil; yayımlanmış röportajda gerçekten yer alıyor. [4]

2016’daki tepki yeniden yayımlandı

Bugünkü açıklamayla birlikte Pontos Helenleri Dünya Konseyi’nin (PA.S.P.E.) 22 Eylül 2016 tarihli basın bildirisi de yeniden kamuoyuna sunuldu.

Stefanos Tanimanidis imzalı açıklamada Remos’un Mustafa Kemal hakkındaki sözleri eleştiriliyor; Pontos, Küçük Asya, Ermeni ve Süryani toplumlarının Jön Türkler ve ardından Kemalistler döneminde yaşadıkları hatırlatılıyordu.

Remos ayrıca kurumun bürolarına davet ediliyor, kendisine konuya ilişkin Yunanca ve yabancı dilde tarih çalışmaları sunulması öneriliyordu.

Açıklamanın en dikkat çekici önerilerinden biri de şuydu: Remos, konuyla ilgili kaynakları okuduktan sonra, başka sanatçıların da katılacağı ve gelirinin Pontos Soykırımı üzerine çalışmaların yayımlanmasına ayrılacağı bir anma konseri düzenleyebilirdi.

On yıl sonra neden yeniden gündemde?

Giota Amanatidou’nun 2026 tarihli mektubu, Büyük İskender heykeli çevresindeki bugünkü tartışmayla 2016’daki Mustafa Kemal açıklamasını aynı çizgide değerlendiriyor.

Mektuba göre Remos, 2016’daki açıklamanın ardından merhum Giorgos Pozidis aracılığıyla Pontos çevreleriyle iletişime geçmiş; yayımlanan tepkinin kariyerine ve ekonomik çıkarlarına zarar verebileceğini dile getirmişti.

E.L.E.P.’in bugün yönelttiği soru esasen şu:

Tarihsel semboller, tanıtımın ve ticari bir gösterinin sıradan dekoruna dönüştürülebilir mi?

Remos ve konserin yapımcıları ise Büyük İskender heykeline saygısızlık edildiği iddiasını reddediyor. Yapım şirketi, çalışmaların kente ve anıta saygıyla gerçekleştirildiğini ve heykelin özel tekniklerle öne çıkarılacağını belirtiyor. [2][5]

Remos da 8 Eylül’de Selanik’te yaptığı açıklamada tartışmaların yarattığı bölünme havasından uzaklaşılması gerektiğini söyledi ve mesajının, “bizi ayıran şeyleri değil, birleştiren şeyleri bulmak” olduğunu ifade etti. [6]

Dolayısıyla ortada yalnızca bir konser ve bir sahne düzenlemesi tartışması yok.

Bir tarafta sanat, gösteri, kamusal alan ve ticari organizasyon; diğer tarafta tarihsel hafıza ve toplumların sembollere yüklediği anlam bulunuyor.

Pontos çevrelerinin bugünkü tepkisini farklılaştıran ise 2016’nın hâlâ unutulmamış olması.

Çünkü Antonis Remos’un Mustafa Kemal hakkında kullandığı “dünyanın gelmiş geçmiş en büyük liderlerinden biri” ifadesi bir başkasının yorumu değil, kendi röportajında yer alan sözdür. [4]

On yıl sonra yeniden sorulan soru da belki tam burada düğümleniyor:

Bir toplumun tarihsel hafızasına ait sembollerin sınırı nerede biter, sanatçının özgürlüğü ve gösterinin ihtiyaçları nerede başlar?

Kaynaklar

[1] ERT3, Θεσσαλονίκη: Θα επανεξεταστεί το στήσιμο της σκηνής…, 6 Eylül 2026.

[2] eKathimerini, Remos concert stage to be redesigned after criticism over Alexander statue, 7 Eylül 2026.

[3] ERT3, Yunanistan Kültür Bakanlığının konser alanına ilişkin açıklaması, 8 Eylül 2026.

[4] Savaş Özbey, Antonis Remos: Atatürk ile aynı köydeniz, Hürriyet, 18 Eylül 2016; röportajın korunmuş metni.

[5] Galaxias Live Productions açıklaması, 6 Eylül 2026; iefimerida tarafından yayımlandı.

[6] ERT3, Antonis Remos’un 8 Eylül 2026 tarihli basın toplantısı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir