Tamer Çilingir
30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Samsun Müzesi’nde “Bir Zafer, Bir Şehir, Bir Madalya: 30 Ağustos ve Samsun” başlıklı bir panel düzenlendi. Panele Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın ve çok sayıda kamu yöneticisi katıldı. Konuşmacılardan biri OMÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan’dı.
Çağlayan konuşmasında, 30 Ağustos’ta Türk ordusunun yenilmiş olması halinde “Sevr haritasında görülen tablonun gerçekleşebilme ihtimali” bulunduğunu söyledi. Ardından Yunan Genelkurmayı tarafından hazırlandığını belirttiği bir haritadan söz ederek Trakya, İstanbul, Bursa, İzmir ve Muğla’nın Yunanistan sınırları içerisinde gösterildiğini, Karadeniz’de ise Samsun’un “Amisos” adıyla “Pontus” içerisinde değerlendirildiğini ve haritanın altında “Empire of Greece” yazdığını anlattı. Sonra da “İşte bu Sevr Antlaşması’nı paramparça eden şey 30 Ağustos olmuştur” dedi.
Burada ciddi bir tarihsel sorun var. Çünkü Çağlayan’ın anlattığı Yunan Genelkurmay haritası ile Sevr Antlaşması aynı belge değildir.
Üstelik şu ana kadar kamuoyuna yansıyan haberlerde söz konusu haritanın tarihi, arşiv numarası, katalog bilgisi veya kaynak künyesi de verilmiş değildir. Dolayısıyla Sayın Çağlayan’a daha yazının başında bir soru sormak gerekiyor: Sözünü ettiğiniz haritanın arşiv künyesini de yayımlar mısınız? Hangi tarihte hazırlanmıştır? Hangi Yunan Genelkurmay belgesidir? Belge numarası nedir?
Bunları öğrenmek özellikle önemlidir. Çünkü bir devletin genelkurmayının hazırladığı stratejik veya irredentist harita ile imzalanmış bir uluslararası antlaşma birbirinin yerine kullanılamaz.
Önce Sevr’in kendisini açalım
Tarih tartışması yapıyorsak önce 10 Ağustos 1920 tarihli Sevr Antlaşması’nın kendisine bakalım. Antlaşmada Kürdistan 62–64., İzmir/Smyrna 65–83., Yunanistan 84–87. ve Ermenistan 88–93. maddelerde ele alınmaktadır. Fakat “Pontus Devleti” kuran bir bölüm veya Samsun’u Yunanistan’a bırakan bir madde yoktur.
Dolayısıyla cevaplanması gereken soru son derece basittir: Sevr Antlaşması’nın hangi maddesi Samsun’u “Pontus” adı altında Yunanistan’a vermektedir?
Varsa madde numarasını gösterelim ve birlikte okuyalım.
Yoksa Yunanistan’da hazırlanmış bir Megali İdea haritasını Sevr Antlaşması’nın hükmü gibi sunmayalım.
Sevr’in Ermenistan maddesi ne diyordu?
Pontos açısından asıl önemli hüküm Sevr’in 89. maddesidir. Bu madde, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırın Erzurum, Trabzon, Van ve Bitlis vilayetleri içerisinde belirlenmesini ABD Başkanı Woodrow Wilson’ın hakemliğine bırakıyordu. Wilson’a ayrıca Ermenistan’ın denize erişimi konusunda karar verme yetkisi tanınıyordu.
Dikkat edin: Samsun yok. Canik yok. Pontus Devleti yok. Bölgenin Yunanistan’a verilmesi yok.
Fakat elimizde bundan da güçlü bir belge var.
Wilson Pontos konusunda ne diyor?
Woodrow Wilson’ın 22 Kasım 1920 tarihli sınır kararında Pontos Rumlarından doğrudan söz ediliyor.
Wilson, Pontos Rumlarının kendisine bir memorandum sunduklarını ve Rize’den Sinop’un batısına kadar uzanan Karadeniz bölgesinin bütünlüğünün korunmasını ve özerk yönetim talep ettiklerini kaydediyor.
Yani burada bir şeyi gizlemiyoruz: Pontos siyasi hareketi ve özerklik/bağımsızlık talebi gerçekten vardı.
Fakat Wilson hemen ardından son derece önemli bir hukuki ayrım yapıyor. Sevr Antlaşması’nın kendisine verdiği yetkinin Pontos Rumlarının bağımsızlık veya özerklik talepleri konusunda karar verme ya da tavsiyede bulunmayı kapsamadığını belirtiyor. Daha da önemlisi, Canik Sancağı ile Kastamonu kıyılarının kendi yetkisinin dışında olduğunu açıkça yazıyor.
Canik neresi?
Samsun.
Dolayısıyla Sevr’in uygulanmasında hakem olarak görevlendirilen Wilson’ın kendi belgesi bize iki şeyi aynı anda söylüyor: Pontos hareketinin siyasi talebi vardır; fakat bu talep Sevr tarafından kurulmuş veya kabul edilmiş bir Pontus Devleti değildir. Samsun’u Yunanistan’a veren bir Sevr hükmü de değildir.
“Empire of Greece” haritası ne?
Çağlayan’ın sözünü ettiği haritanın aslını görmeden kesin hüküm vermek istemiyorum. Eğer gerçekten Yunan Genelkurmayı tarafından hazırlanmışsa elbette önemlidir ve incelenmelidir. Tam da bu nedenle Sayın Çağlayan’dan haritanın tarihini ve arşiv künyesini rica ediyoruz.
Çünkü Megali İdea çerçevesinde hazırlanmış Yunan haritaları vardır. Pontos bağımsızlık hareketinin hazırladığı haritalar vardır. Paris Barış Konferansı’na sunulan farklı toprak taleplerinin haritaları vardır. Ermeni siyasi örgütlerinin haritaları vardır. İtilaf devletlerinin nüfuz bölgelerini gösteren haritaları vardır.
Fakat bunların hiçbiri sırf üzerinde bir bölge gösterildi diye Sevr Antlaşması’nın maddesi haline gelmez.
Bir siyasi talep başka şeydir, askerî plan başka şeydir, propaganda haritası başka şeydir, imzalanmış uluslararası antlaşma başka şeydir.
Pontos hareketi vardı; bunu inkâr etmiyoruz
Pontos tarihini doğru anlatmak için Pontos bağımsızlık hareketini yok saymaya ihtiyacımız yok. Birinci Dünya Savaşı sonrasında Pontos Rumları arasında bağımsızlık veya özerklik isteyen örgütlü bir siyasi hareket bulunuyordu. Paris Barış Konferansı sırasında girişimleri oldu; Yunanistan ve başka devletlerle temas kuruldu; askerî yardım arayışları da vardı.
Bunların belgeleri mevcuttur.
Ama tam da tarihçilik burada başlar: Pontos hareketinin talepleri ile Sevr Antlaşması’nın hükümlerini birbirinden ayırmak gerekir.
Pontos hareketinin talebi başka şeydir. Megali İdea başka şeydir. Yunan Genelkurmayının hazırladığı bir harita başka şeydir. Paris Barış Konferansı’na sunulan öneriler başka şeydir. Sevr’in imzalanmış metni başka şeydir.
Hepsini tek bir “Sevr haritası” içerisinde eritmek tarihsel olarak savunulamaz.
Samsun’u kim “Amisos yaptı”?
Çağlayan’ın konuşmasındaki bir başka cümle de özellikle dikkat çekicidir. Türk ordusu 30 Ağustos’ta yenilmiş olsaydı bugün Samsun’a misafir olarak gelip “Amisos’a uğrayacağımızı” söylüyor ve ardından Yunan haritasında “Samsun’u Amisos yaparak burayı Pontus olarak değerlendirdiler” diyor.
Fakat Amisos, 1919’da Yunan Genelkurmayının Samsun için icat ettiği bir isim değildir.
Daha da ilginci, bunu söyleyen yalnız Yunan veya Pontos kaynakları değildir. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kendi resmi tarihçesinde şu tanımı yapmaktadır: “Amisos, Küçük Asya’nın kuzeyinde Pontus Bölgesinde…” Ardından Amisos’un Pontus Krallığı tarihini ayrıntılı biçimde anlatmaktadır.
Princeton Encyclopedia of Classical Sites da aynı antik kenti doğrudan “AMISOS (Samsun) Pontus, Turkey” başlığıyla tanımlar.
Yani Samsun’u Amisos “yapan” bir 20. yüzyıl Yunan haritası değildir.
Amisos, Samsun’un antik tarihinin bir parçasıdır.
Ve Amisos’un Pontos coğrafyasıyla ilişkisi de Megali İdea’nın icadı değildir.
Bu nedenle “Samsun’u Amisos yaptılar ve Pontus’a kattılar” şeklindeki ifade, iki bin yılı aşkın tarihsel coğrafyayı 1919 sonrasındaki Yunan siyasetine indirgemektedir.
Tarihsel yer adları tapu değildir
Burada tekrar çok temel bir ayrım karşımıza çıkıyor.
Bir şehrin antik adını söylemek o şehir üzerinde egemenlik talep etmek değildir.
İstanbul’un Konstantinopolis olarak adlandırıldığını söylemek İstanbul’u Yunanistan’a vermez. Trabzon’un Trapezous olduğunu söylemek Türkiye’nin sınırlarını değiştirmez. Samsun’un antik adının Amisos olduğunu belirtmek de onu Yunan toprağı yapmaz.
Tarihsel yer adları tapu değildir.
Tarihçinin görevi de geçmişte kullanılan adları bugünkü egemenlik korkularına göre sansürlemek değildir.
30 Ağustos’un önemini anlatmak için buna ihtiyaç yok
1922’de Türk ordusunun Yunan ordusuna karşı kazandığı kesin askerî zafer tarihsel bir olgudur. Bu zaferin Sevr’in uygulanamaması ve Lozan’a giden yeni güç dengesinin ortaya çıkmasındaki rolü de tartışılabilir ve tarihsel belgelerle incelenebilir.
Bunun için Sevr’de bulunmayan bir Pontus hükmünü Sevr’e eklemeye gerek yoktur.
Megali İdea vardı.
Yunan ordusunun Anadolu harekâtı vardı.
Pontos bağımsızlık hareketi vardı.
Pontos örgütlerinin siyasi ve askerî talepleri vardı.
Bunların hiçbirini inkâr etmiyoruz.
Tam tersine, hepsinin belgelerini açıp okumayı öneriyoruz.
Fakat tarihçilik ancak bu olayların birbirinden farklı olduğunu kabul ettiğimizde başlar.
Sayın Çağlayan, Sevr’de Pontus nerede?
Bu nedenle Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan’a birkaç açık soru sormak istiyorum:
Sevr Antlaşması’nın hangi maddesi Samsun’u Yunanistan’a vermektedir? Pontus Devleti’ni kuran madde hangisidir? Canik’i Yunanistan’a bırakan diplomatik hüküm nerededir?
Ve şimdi buna bir soru daha ekliyorum:
Konuşmanızda gösterdiğiniz ve Yunan Genelkurmayı tarafından hazırlandığını söylediğiniz “Empire of Greece” haritasının tarihi, arşiv numarası ve kaynak künyesi nedir?
Lütfen yayımlayın.
Eğer harita gerçek ve özgün bir Yunan Genelkurmay belgesiyse biz de inceleyelim, kitabımıza ve araştırmalarımıza kaynak olarak ekleyelim.
Ama sonra birlikte ikinci soruyu soralım:
Bu haritanın Sevr Antlaşması’yla hukuki ilişkisi nedir?
Çünkü bir harita bir antlaşma değildir.
Bir siyasi talep bir antlaşma maddesi değildir.
Bir askerî tasavvur uluslararası hukuk değildir.
Ve gerçekleşmesi istenen bir devlet, kurulmuş bir devlet değildir.
Pontos’un tarihini tartışacaksak bunu yapabiliriz.
Arşivler önümüzde.
Sevr’in metni önümüzde.
Wilson’ın kararı önümüzde.
Amisos’un tarihi önümüzde.
Şimdi gerçekten tarihe bakalım.

