Trabzon/Yunanistan — Antropolog Dr. Nikos Mihailidis, Panagia Sümela adını taşıyan iki manastırın —biri tarihi Trabzon’da, diğeri Yunanistan’da— bugünkü durumuna ilişkin sert bir değerlendirme yaptı. Değerlendirme, 23 Ağustos 2026 Pazar günü Trabzon’daki tarihi Sümela Manastırı’nda (Meryem Ana Dağı) düzenlenen Ayin vesilesiyle gündeme geldi.

Kısıtlamalar sandalye sayısına yansıdı

PontosVoice’un haberine göre Mihailidis, X hesabından paylaştığı bir fotoğrafla, Türk makamlarının hac ziyaretçilerine getirdiği sıkı kısıtlamalar sonucunda ayin alanında yalnızca 30 sandalye bulunduğunu duyurdu.

Yine PontosVoice’un daha önce ortaya çıkardığı bilgilere göre, Türk makamları başlangıçta Yunanistan’dan gelecek ziyaretçi sayısını yalnızca 20 kişiyle sınırlamıştı. Neapoli ve Stavroupoli Metropoliti Varnavas’ın girişimleri sonucunda bu sayı 80 davetliye çıkarılabildi.

“İki esir manastır”

Mihailidis’e göre Pontus Rumluğu’nun Meryem Ana’ya adanmış “iki esir manastırı” bulunuyor: tarihi Trabzon’daki ve Yunanistan’daki Sümela Manastırları.

Antropolog, Trabzon’daki manastırın son yıllarda Türk devleti tarafından Pontus Rumluğunu bölmek ve manipüle etmek amacıyla siyasi bir araç haline getirildiğini savundu. Ona göre yeni kısıtlamalarla birlikte manastır yeniden bir “kapanma” sürecine sürükleniyor.

Yunanistan’daki manastıra da eleştiri

Mihailidis’in eleştirileri Türkiye ile sınırlı kalmadı. Yunanistan’daki Sümela Manastırı’nın işleyişine yönelik de ağır bir iddia ortaya attı: Manastırın, yıllardır süregelen bir tür “ailevi tekelleşme/işgal” nedeniyle Pontus Rumluğunu böldüğünü ileri sürdü. Bu durumu, örgütlü Pontus camiasını uzun süredir meşgul eden iç çekişmelerle doğrudan ilişkilendirdi.

Mihailidis, açıklamasını “Gordion düğümünü kesme vaktinin geldiği” çağrısıyla tamamladı.

Sembolik bir zamanlama

Mihailidis’in bu çıkışı, tam da tarihi Sümela Manastırı’ndaki ayinin bu yıl belirgin şekilde artırılmış kısıtlamalar altında gerçekleştirildiği güne denk gelmesiyle ayrıca simgesel bir anlam kazandı.


Kaynak: PontosVoice, “Νίκος Μιχαηλίδης: «Δύο ‘αιχμάλωτα’ μοναστήρια της Παναγίας – Ώρα να κόψουμε τον γόρδιο δεσμό»”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir