“Of kazası ahalisi ale’l-umum zeki ve fatîn olup istidad ve kabiliyet-i fitriyeleri bir derece-i faikededir. Of kazası öteden beri büyük alimlere cilvegah-ı zuhur olmuş bir yerdir. Buranın ahalisi öteden beri tahsil-i ulûma olan meyl ve rağbetlerini hâlâ muhafaza etmekte ve bu sayede dahil-i kazada mevcut medreselerde bahre-dar-ı feyz-i ilim ve irfan olmuş birçok ulema yetiştirmektedir.

Kaza-i mezkur ahalisinin lisan-i mader-zatları Rum lisanı olup İslamı da Hıristiyanı da hâlâ bu lisan ile tekellüm ediyorlar. Hatta Türkçe bilmeyen talebe-i ulûma müderrisleri Rumca takrir-i derse mecbur oluyorlar”

“Kaza-i mezkur ahalisi feth-i hakanîden iki yüz sene sonra yani dokuz yüz altmış tarihine kadar cümlesi Rum milletinden oldukları halde Maraş ulemasından Osman Efendi namında bir zat Bayburt tarıkıyla her nasılsa oraya düşerek rehber-i ilham ve hidayet-i rabbaniye ile Of’un en muteber papazlarını iskat ve ilzâma ve telkin-i din-i Islama muvaffak olarak ahalinin ve papazların ekserisi inayet-i sabıka-i aleyh eseri olmak üzere şeref-i din-i İslam ile müteşerrif olmak bahtiyarlığına nail oldukları Trabzon Tarihi’nde muharrerdir. Şu rivayet-i tarihiyenin mukarin-i sıhhat olduğu bu kaza ahalisinin hâlâ lisan-ı mader-zatları olan Rum lisanıyla mütekellim olmaları delaletiyle de sabit oluyor. Ancak erbab-ı irfan ve vicdana hafi olmadığı üzere cevher-i pak-1 tâb-nâk-1 diyanetin tecelligah-ı hâss’ül-hâss-ı istikrarı insanın kalb-i bîdarı olduğuna nazaran lisanın dine bir taalluk ve irtibatı ve tabir-i diğerle diyanetin lisana bir gûna iktisari tasavvur olunamaz.

Kaldı ki lisan-i Türkî bizim için lisan-i kavmî olduğu halde lisan-i diniyemiz dahi değildir. Bizim asıl lisan-i dinimiz lisan-i Arabî’dir. Halbuki lisan-i Arabî ile mütekellim olan akvamın kaffesi de din-i celil-i İslam ile mütedeyyin olmak saadet-i sermediyesine nail olmamıştır.

Binaen-ala-zalik kaza-i mezkur ahalisinin lisan-i mader-zatları olan Rum lisanıyla mütekellüm olmaları hissiyat-ı mukaddese-i diyanetkaranelerine nakıza-bahş olamaz. Bi’l-akis buranın müslümanları umumen akide-i diniye ile fevkalade mutekid ve ahkam-i şerife-i şeriye ile müttekayyiddirler” (Trabzon Vilayeti Salnameleri 1888,13.cilt, Sayfa 314-316)

1888 tarihli Trabzon Vilayet Salnameleri 13. Cildinde geçen bu metinde, Trabzon Of kazasında hem Hristiyan hem de Müslüman ahalinin dilinin Rum lisanı olduğu söyleniyor.

Ayrıca burada İslam dininin dilinin de Rum lisanı olduğu vurgulanıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir