Tamer Çilingir
Hrant 17 yıl önce değil 109 yıl önce milyon kez vurulmuştu. Tekrar tekrar onu vuranlar 19 Ocak 2007’den itibaren her gün yeniden vurdular Hrant’ı. Her mahkemede yeniden her adalet arayışına verilen yanıtta yeniden vuruldu,
Diyarbakır’da, İstanbul’da, Trabzon’da.
Hepimizin gözünün önünde, burnumuzun dibinde öldürdüler Hrant Dink’i. Günler öncesinden ilan ettiler öldüreceklerini. Tetiği çekecek olan belliydi, nerede vurulacağı belliydi, kimin organize edeceği belliydi.
Neredeyse gününü, saatini, dakikasını biliyorduk.
2007 yılının Ocak ayının 19’unda da eli kanlı çeteler bir cinayet organize ettiler binlerce yıl buralı olan Hrant Dink’e karşı.
Katiller kahraman ilan edildi tıpkı yüz yıl öncesi gibi. Alkışlandılar. Boy boy fotoğraflar çektirdiler tetiği çekenlerle mülk-i amirler.
Nasıl da böyle öldürülmeyi hak ettiği yazıldı çizildi sayfalarca gazetelerde.
Susan, sesini çıkarmayan, duymazdan, görmeden gelenler ise yüz yıl öncesi gibi görevlerini tamamladılar, bir sonraki cinayete kadar.
17 yıldır adalet yok, 109 yıldır adalet yok binlerce yıl buralı olanlara.
Eli kanlı çeteler yüz dokuz yıl önce kan kustururken binlerce yıldır buralı olanlara, onlarla birlik olanlar, onları alkışlayanlar kadar susan, sesini çıkarmayan, duymazlıktan, görmezlikten gelenler de suçluydular.
Mahkeme binasının merdivenlerinde, haber bültenlerinde öldürdüler Hrant Dink’i.
O’nu sokak ortasında değil mahallenin bakkalının önünde, Bakırköy sahilinde bir çay bahçesinde, Boğaziçi köprüsünde, Diyarbakır Sur’da, Trabzon Uzunsokak’ta bir kitabevinde vurdular.
O kitabevinin raflarında
o kitabevinin raflarından bir kitabı alan genç bir kadının evinde
o evin yatak odasında asılı duran aile fotoğrafının yanında
o fotoğrafın çekildiği 1919 Mayıs’ının 19’unda vurdular Hrant’ı
Nebyan’da, Santa’da bizimle beraber.
Adalet diledikçe bir başka adaletsizlikle karşı karşıya kaldı binlerce yıldır buralı olanlar bugüne kadar.
109 yıl öncesinden bugüne eli kanı çeteler, onlara emir verenler, onları alkışlayanlar, susan, sesini çıkarmayan, duymazlıktan, görmezlikten gelenler ve tüm bunları temsil eden adları ne ise bu kurumlar ve bu kurumların en üst makamı sanık sandalyesine oturmadığı sürece de adalet sağlanmayacak.
Hrant’ı vurmaya devam edecekler…

