“Bafra kadınlarının
Yarısı silaha sarıldı
Türkleri uzaklaştırmak için.
Hepsi öldürüldü.”
(Γ. Θ. Georgiadis, “Bafralı Pontuslularının Şarkısı”, Pontiakiakia Estia, Cilt 76 (1989), s. 48-49)
Aktaran: Vlasis Agcidis

Tamer Çilingir

Pontos’daki partizan hareketinin önemli bir bölümünü kadınlar oluşturur. Kadınlar partizan direnişine kuryelik, savaşçılığın yanı sıra komutan olarak da güç katmışlardır. Partizan hareketinin neredeyse yarısının kadın olduğunu söylemek hiç de abartı olmaz.

Önemli partizan komutanlarından biri de Pelagia Öküzoğlu’dur.

Pelagia Öküzoğlu 1897 yılında Bafra’nın Kostanousayi köyünde dünyaya gelir. 1915 yılında Ermeni soykırımı’nın ardından sıranın kendilerine geldiğini düşünen birçok Pontoslu Rum gibi 18 yaşında dağa çıkıp partizanlara katılır. Orada daha sonra evleneceği Anton Paşa, Anton Ağa, Anton Karabey olarak da anılan Antonis Hacılefteryu ile tanışır.

24 Mart 1916’da Osmanlı ordusuna bağlı iki tabur, Samsun’da bugünkü Atakum ilçesi sınırları içinde bulunan Kocadağ’da bir su değirmenini kuşatır. İçerde 4 Pontos gerillası vardır; içlerinde birisi ise Batı Pontos partizanlarının komutanı Kaptan Anton Paşa’dır.

Askerlerin ‘teslim olun’ çağrısına ateşle karşılık veren partizanlardan ikisi ölür, biri sağ yakalanır. Askerler değirmene girdiklerinde sağ olarak yakaladıkları partizanın Anton Paşa olduğunu düşünürlerken başlığını çıkarak partizanın bir kadın olduğunu görürler. Anton Paşa ise arkadaşlarının onun kaçması için kendilerini feda etmeleri sayesinde çatışmadan sağ olarak kurtulur.

Sağ yakalanan partizan Anton Paşa’nın eşi Pelagia’dır.

Yakalanan Pelagia, müfrezelerin karargâhı olan Kızılgöl’e götürülür ve bir generale (Ferik) teslim edilir. Önce Bafra sonra Amasya’ya götürülen Pelagia mahkemece idam cezasına çarptırılıp Amasya Hapishanesinde bir tecrit hücresine konur.

Anton Paşa 50 Kaptan (partizan komutanlarına verilen ad) ve 400 partizan ile Amasya dışındaki Keltik köyünü girer ve kendi mührünü taşıyan bir mektubu Amasya’daki en yüksek Askeri komutana gönderir. Pelagia’yı derhal bırakmaz ise önce bu köyü, ardından 5 bin partizanı ile tüm Amasya’yı yerle bir edeceğini söyler.

Paniğe kapılan komutan bizzat hapishaneye gider, Pelagia’yı bir faytona bindirir yanına da bir subay verir önce Kavak’a sonra da Nebyan’a gönderip serbest bıraktırır.

Pelagia özgürlüğüne kavuştuktan sonra eşinin hayatını kaybedeceği 1917 yılına kadar onunla birlikte o öldükten sonra da 1924 yılına kadar Nebyan dağlarında mücadelesini sürdürür.

1924 yılında ise Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan Mübadele Anlaşması ile Yunanistan’da İskeçe ilindeki Paşalı’ya yerleşir.

Kasım 1972’de 75 yaşında hayata gözlerini yumar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir