Trabzon’un Böyle Bir “Kahramana” İhtiyacı Yok — Tamer Çilingir

Trabzon’un Böyle Bir “Kahramana” İhtiyacı Yok

Kaşif Kozinoğlu, MİT figürü, Türk bayrakları ve Trabzonspor sembolleriyle hazırlanmış sosyal medya görseli
Sosyal medyada Trabzonspor tribünüyle ilişkilendirilerek paylaşılan görsel. Kaynak: Araklı Karadere Haber / Facebook.

Sosyal medyada karşıma çıkan bir paylaşımda Kaşif Kozinoğlu’nun dev bir portresi, sırtında “MİT” yazan kamuflajlı bir figür, Türk bayrakları, Trabzonspor arması ve korkuyu kahramanlıkla özdeşleştiren bir söz yan yana getiriliyor.

Trabzon’un kahramanı neden bir istihbaratçı olsun?

Binlerce yıllık bir şehrin gençlerine örnek olarak neden bir istihbarat görevlisi, neden askerî ve güvenlikçi bir figür gösterilsin? Trabzon’un hafızası bu kadar mı yoksullaştı?

Hayır. Tam tersine. Trabzon’un hatırlayacağı o kadar çok insan, anlatacağı o kadar zengin bir geçmiş var ki asıl şaşırtıcı olan bunların unutulmuş olmasıdır.

Yüz küsur yıl geriye gidin. Karşınıza bugünün bize öğrettiğinden çok daha başka bir Trabzon çıkar.

Bu şehir yalnızca Müslümanların yaşadığı bir şehir değildi. Rumların da şehriydi. Rumlar Trabzon’un kenarında yaşayan, buraya sonradan uğramış yabancı bir topluluk değildi. Okulları, öğretmenleri, gazetecileri, hekimleri, eczacıları, tüccarları, müzisyenleri, kadın örgütleri ve öğrencileriyle şehrin toplumsal ve kültürel hayatının asli unsurlarındandılar.

Ve aynı şehirde Müslüman öğretmenler, doktorlar, gazeteciler, yazarlar ve aydınlar da vardı. Sözünü ettiğim şey bir topluluğun yerine başka bir topluluğu koymak değil; bizden saklanan, parçalanan, tek renge indirgenen Trabzon’u yeniden bütün olarak görebilmek.

Trabzon Rum Kız Okulu’na bakın. Aspasia Zisi 1879’dan 1922’ye kadar müdürlük yaptı; Sofia Damaskinou, Ifigeneia Dionysiadi, Smaragda Zisi ve başka kadın öğretmenler burada ve bağlı okullarda kız çocuklarına eğitim veriyordu.1 Kadınların sınıfta öğretmen, sıralarda öğrenci olduğu bir Trabzon’dan söz ediyoruz.

Trabzon Rum Kız Okulu mezuniyet sınıfı, 1907
Trabzon Rum Kız Okulu mezuniyet sınıfı, Aralık 1907. Kaynak: Pontos News; görsel kaynağı olarak Wikimedia Commons belirtiliyor.1

Gazeteciler vardı. Nikos Kapetanidis, Trabzon’da Epochi gazetesini yayımlıyor, şehrin siyasal ve toplumsal tartışmalarının içinde kalemiyle yer alıyordu.

Nikos Kapetanidis
Nikos Kapetanidis (1889–1921), gazeteci ve gazete yayıncısı.

Müslüman aydınlara bakın. Şakir Şevket gazetecilik ve öğretmenlik yaptı; 1877’de yayımlanan Trabzon Tarihini kaleme aldı.2 İbrahim Cudi ise eğitimci, yazar ve müftüydü; Rum ve yabancı okullarda Türkçe öğretmenliği de yaptı.3 Aynı şehirde farklı eğitim geleneklerinin birbirine değebildiği bir kültür dünyasından söz ediyoruz.

Şakir Şevket'in Trabzon Tarihi kitabının günümüz baskısı
Şakir Şevket’in doğrulanmış bir portresi yerine, Trabzon Tarihinin günümüz baskısının kapağı kullanıldı. Biyografik bilgi için TEİS.2
İbrahim Cudi Efendi'nin fotoğrafını içeren afiş
İbrahim Cudi Efendi’nin fotoğrafını içeren 2026 bilgi şöleni afişi. Cihannüma.3

Sağlık hayatına bakın. 1910’da Trabzon’da Hekim gazetesi yayımlanmaya başladı. Gazete halka hijyen, salgınlardan korunma ve sağlık bilgisi aktarıyordu; 48 sayı yayımlandı.4 Aynı yıl kolera salgını sırasında yoksullar için düşünülen Fakirperver Cemiyeti girişiminde Müslüman, Rum ve Ermeni hekimlerin birlikte yer aldığı görülüyor; Trabzon’daki eczacılar da mesleğin gelişmesi ve halka daha fazla yarar sağlamak amacıyla cemiyet kuruyordu.5

Müslüman hekimlerden Dr. Abdülkerim Efendi de bu Trabzon’un insanıydı. Belediye hekimliği yaptı; kolera salgını sırasındaki çalışmalarıyla öne çıktı, Vilayet Sıhhiye Müfettişliği görevinde bulundu ve Hekim gazetesinde sağlık üzerine yazılar kaleme aldı. 1910’daki kolera salgını sırasında yoksullar için düşünülen Fakirperver Cemiyeti girişiminde yer alan hekimlerden biriydi.5

Hekim gazetesinin yeni harflere aktarılmış baskısının kapağı
Hekim gazetesinin yeni harflere aktarılmış baskısının kapağı. Fotoğraf: Tamer Çilingir.

İşte “aydın Trabzon” derken sözünü ettiğim şey yalnız gazete ve okul değildir. Halka sağlık bilgisi ulaştırmaya çalışan hekimler ve eczacılar, yoksul insanların tedavisini mesele eden doktorlar, kadın eğitimciler, gazeteciler, yazarlar, sanatçılar ve öğrenciler aynı şehir hayatının parçalarıydı.

Ve kültür hayatı… Yirminci yüzyılın başlarında Trabzon’un bir filarmoni orkestrası vardı; 1912’de açılan Opera Binası şehrin sahne ve müzik hayatının simgelerinden biriydi.67

Trabzon Filarmoni Orkestrası, yaklaşık 1900
Trabzon Filarmoni Orkestrası, yaklaşık 1900. Şef Andreas Hindas. Wikimedia Commons, kamu malı.6
Trabzon Opera Binası
Trabzon Opera Binası. Yapı 1912’de açıldı, 1958’de yol genişletme sırasında yıkıldı. Wikimedia Commons, kamu malı.7

Bir okul düşünün: Türkçe, Rumca, Fransızca ve başka dillerin öğretildiği; kız çocuklarının eğitim gördüğü; aynı şehirde matbaaların çalıştığı, tıp gazetesinin çıktığı, filarmoni orkestrasının müzik yaptığı, tiyatro ve sahne hayatının bulunduğu bir Trabzon.

Bir sokağından piyano, bir başka sokağından kemençe sesi yükselebilen bir kültür dünyası…

İşte benim sözünü ettiğim aydın Trabzon budur.

Trabzon’un Rum geçmişini hatırlatmak, Müslümanların geçmişini inkâr etmek değildir. Buna özellikle gerek de yok. Çünkü bugün problem Müslümanların Trabzon tarihindeki yerinin bilinmemesi değil. O tarih zaten anlatıldı, okutuldu, anıtlaştırıldı.

Eksik bırakılan başka bir şeydir: Rumların bu şehrin eğitiminde, kültüründe, basınında, ticaretinde, sağlık hayatında ve gündelik yaşamında ne kadar merkezi bir yere sahip oldukları.

Nikos Kapetanidis’i hatırlamak Şakir Şevket’i silmez. Aspasia Zisi’yi anmak Müslüman bir öğretmeni yok etmez. Hekim gazetesini hatırlamak Rum doktorları unutturmaz. Bunların hepsi aynı şehrin insanlarıdır.

Bunların toplamının adı Trabzon’dur.

Ve şimdi yüz yıl sonra dönüp bize bir istihbaratçının dev portresi gösteriliyor ve “kahraman” deniliyor.

İtirazım tam da burada başlıyor.

Kaşif Kozinoğlu’nun karşısına başka bir “kahraman” dikmek istemiyorum. Nikos Kapetanidis’i de yeni bir put haline getirmek istemiyorum.

Ben kahramanlık fikrinin kendisini sorguluyorum.

Neden çocuklarımıza sürekli askerleri, istihbaratçıları, silahlı adamları ve korku salan insanları örnek gösteriyoruz?

Oysa Trabzon’un hatırlayacağı başka insanlar da var: çocuk yetiştiren öğretmenler, kadın eğitimciler, hastaları iyileştiren hekimler, halk sağlığı için çalışan eczacılar, gazete çıkaran gazeteciler, kitap yazan aydınlar, müzik yapan sanatçılar…

Ve bütün bunların içinde Trabzon’un Rumları da vardı.

Onlar bu şehrin kenarında duran yabancılar değildi. Okullarıyla, hastaneleriyle, gazeteleriyle, matbaalarıyla, müziğiyle ve gündelik hayatlarıyla Trabzon’un kendisiydiler.

İşte bu yüzden mesele Kaşif Kozinoğlu’nun karşısına başka bir “kahraman” çıkarmak değildir. Mesele, bir şehrin hafızasının neden sürekli silah, üniforma ve devlet gücü üzerinden kurulmak istendiğini sormaktır.

Trabzon’un böyle bir kahramana ihtiyacı yok.

Trabzon’un ihtiyacı, yüz yıl önceki o aydınlık, çoğul ve üretken yüzüyle yeniden tanışmaktır.

Kaynak notları

  1. Pontos News, “Το Παρθεναγωγείο Τραπεζούντας και η εκπαίδευση των Ποντίων κοριτσιών” — kadın öğretmenler, okul ve 1907 mezuniyet fotoğrafı.
  2. TEİS, Şakir Şevket — yaşamı, öğretmenliği, gazeteciliği ve Trabzon Tarihi.
  3. Cihannüma, Trabzonlu Muallim İbrahim Cudi Efendi Bilgi Şöleni — eğitim faaliyetleri ve çok kültürlü okul ortamları.
  4. Lokman Hekim Dergisi, “Hekim Gazetesi’nde Ahaliye Hıfzıssıhha Dersleri (1910-1911)” — halk sağlığı ve hijyen yazıları.
  5. Karadeniz İncelemeleri Dergisi, 2019 — Dr. Abdülkerim Efendi, Trabzon Osmanlı Fakirperver Cemiyeti, hekimler ve Trabzon Osmanlı Eczacılar Cemiyeti.
  6. Wikimedia Commons, Philharmonic orchestra of Trebizond — yaklaşık 1900 tarihli kartpostal; kamu malı.
  7. Wikimedia Commons, Sümer Operahouse, Trebizond — Opera Binası; kamu malı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir